1992 yılı son baharında telefonda duyduğum tok ses birşeylerin başlangıcı olduğunu hissettiriyordu. Tarih sahnesinden silinirken, hiç varolmadığımızı düşünmek kolay olandı. Yokoluş anlaşılabilirdi. Bu ölçüde de kabullenilebilir. Telefondaki o sesle sesimiz, sesimizle bize yüz yıl öncesinden seslenenlerin sesi karıştı. İşte tarihin tersine dönüşünün kısa bir özeti, yirminci yüzyılın başından bugüne dek yokoluşa karşı direnenlerin öyküsü olacak birazdan okuyacaklarınız.
Konular
Tarih Sahnesindeki İlk Siluet: Faik Efendi1
Faik Efendi adına Nananena2 adlı Lazca ders kitabında rastlıyoruz. Kitapta Faik Efendi'nin Lazca bir kitap çıkardığını,3 Lazca yazdığı için “Sultan Abdul Hamit” tarafından hapsedildiği, yazılarının hepsinin yakıldığı, kaybedildiği, hapisten çıktıktan sonra Lazların düşmanları tarafından vurularak öldürüldüğü (?)4 anlatılıyor. Kitapta bir de çizim var. Ancak bu temsili bir çizim olmalı.
Doğrusu bu verilerle Faik Efendi'nin izini bulmak oldukça güç. Eğer baskıdan ve Sultan Abdülhamit'ten bahsediliyorsa bunun II. Abdülhamit olduğu açık. Bilindiği gibi II. Abdülhamit sıkı bir istibdat rejimi ve geniş bir hafiye örgütü kurmuş, basına gülünç denecek sansürler uygulamıştır. II. Abdülhamit'in saltanatı 1876'dan 1909'a kadar sürdüğüne göre Faik Efendi de bu yıllarda yaşamış ve hapsedilmiş olmalı. Bununla birlikte Ali İhsan Aksamaz Kafkasya Yazıları'ndaki bir makalesinde5 şöyle diyor:
Ünlü akademisyen Niko Marr, “1910 Lazistan Raporu” adlı eserinde, Hopalı Faik Efendi'nin, Lazcanın yazılı hale gelmesi için çalıştığını, bu nedenle Sultan Abdülhamit döneminde tutuklandığını, sürgün edildiğini ve daha sonra da Laz halkının düşmanları tarafından katledildiğini yazmaktadır. Lazların Tarihi6 kitabında ise durum biraz daha farklı anlatılmakta: Niko Maar bir yazısında şöyle söylemektedir: “Hopa'da Faik Efendi adında bir zatla tanıştık. Bu zat Sultan Hamit döneminde bir Laz alfabesi vücuda getirilmesi için girişimde bulunmuş, bu isteği pek hoş karşılamamışlar, yakalayıp zindana kapatmışlar, evini barkını didik aramışlar. Ailesini başka illere sürmüşler, buldukları belgeleri de ateşe vermişler.
- 1- Her ne kadar Nananena`da Faik Efendişi dense de bu Faik Efendi olmalı. Çünki Efendişi Ardeşen`de kabile adı olarak kullanılmaktadır. Oysa bilindiği kadarıyla Faik Efendi Hopalı`dır.
- 2- ÛzmÛrtli - T'amT'ruli,Osman Parpali 2, Nananena, Kaukasus-Verlag, Freudenstadt 1991
- 3- '' Faik Efendişi rt'u armuşi Lazi, Namuk gamiğu Lazuri svara
- 4- '' Lazepeş duşmanepek Faiki doyles''
- 5- Aksamaz, Kafkasya Kültür Kşkenli bir Topluluk: Lazlar, Kafkasya yazıları, Sayı 1, Sayfa 97, Kafkasya`dan Karadeniz`e Lazların Tarihsel Yalculuğu, Sayfa 22, Çiviyazıları, İstanbul 1997
- 6- Vanilişi, Muhammet/Tandilava, Ali, Lazların Tarihi, Sayfa 71, Ant Yayınları, İstanbul 1992
|
ZONGULDAĞIN HAVA DURUMU




|